House Café

 

Kısaca kendinizden bahseder misiniz?

1980 yılında Amasya doğumluyum.İlk öğretim ve liseyi bitirene kadar Amasya' da yaşadım.1996 yazında Antalya' ya dayımın Mutfak Şefliği yaptığı otele tatile gitmiştim. Güzel ve keyifli bir yaz tatili geçirdim ama otelde dayımın yemek sanatına olan sevgisi ve beraberinde çalışmış olduğu tüm çalışanlarının mutfak şefi olan dayıma gösterdiği sevgi ve saygı beni çok etkilemişti. Ben de kendimi hep onun yerinde hayal ederken bir anda kendimi tatil yapmış olduğum otelin mutafında buldum. Sonra çeşitli otellerde ve restaurantlar da çalıştım ve tüm çalışmış olduğum mutfak şeflerinden ve beraberinde çalışmış olduğu tüm çalışanlardan hep bir şeyler öğrenmeye çalıştım. Şu an olduğum gibi o yaşlarda da etrafımda olan malzemelerden, insanlardan hep yeni birşeyler öğrenmeye bayılırdım.

THC de ne zaman ve hangi pozisyonda çalışmaya başladınız. Şirket içindeki kariyer gelişiminizi anlatır mısınız?

The House Cafe Ortaköy şubesinin 2004 yılındaki açılışında mutfak ekibinde şef yardımcısı pozisyonunda görevime başladım. Sonrasında o anki Mutfak Şefimiz görevinden ayrılması vesilesi ile üst düzey yöneticilerimizin aldığı karar beni şu anki görevime getirmiştir. Tabi benimde kendime olan güvenim ve tecrübem bu görevin bana verilmesine vesile olduğu kanaatindeyim. The House Cafe yönetiminin çalışanlarına kariyer anlamında bir çok kapıyı açması ve bu kapıdan girebilmekte beni çok mutlu etmiştir. Etmeye de devam ediyor.

Şu an bulunduğum görevin öneminin farkındayım. Her gün bu göreve layık olabilmek ve kendimi daha çok geliştirmek için çalışıyorum. Bugünlerde sektörümüzün en önemli detaylarından olan yabancı lisan konusunun üzerine duruyorum. Şu an İngilizce eğitimi almaya devam ediyorum. Önümüzdeki aylarda ise kısa bir Londra seyahati yapmayı düşünüyorum. İlerleyen yıllarda yurt dışında bizim sektörümüzle ilgili detaylarında eğitimini almayı planlıyorum. Bu arada Türkiye deki eğitimime Eskişehir Anadolu Üniversitesi Kamu Yönetimi bölümünde devam ediyorum. Ben hep yenilikler içinde olmayı seviyorum ve The House Cafe markasının tüm yeni projelerinde olmayı da çok istiyorum.

Bu sektörde kariyer hedefleyen arkadaşlara ne tavsiye edersiniz?

The House Cafe çalışan arkadaşlarıma tüm samimiyetimle söyleyebilirim ki çalışanına gerçekten değer veren bir firma. Gerektiğinde kendisini dinleyen ve sorunları için çözüm arayan bir yönetime sahip. Bu da benim işime ve aşçılık sanatına olan motivemi arttırıyor. Ben de ekibimdeki tüm arkadaşlarımı elimden geldiğince anlatmaya çalışıyorum.

Mesleğimiz biraz zor ama ben inanıyorum ki bizim sadece yapmamız gereken sadece standartlarımızı ve The House Cafe kalitesini daima en iyi şekilde korumaktır. İşini iyi yapan ve takip eden herkese mutlaka The House Cafe yönetimi kariyer fırsatı verecektir.

THC de unutamadığınız bir anınızı anlatır mısınız?

The House Cafe nin açılışının 2.günüydü müthiş bir yoğunlukla karşılaştık. Mutfakta, serviste herkes oradan oraya koşturuyordu. Tahminimizin o kadar üstünde misafir gelmişti ki ilk defa böyle bir manzarayla karşılaşıyordum. Saat 15:00 e doğru (o günlerde eski işyerimi henüz bırakamamıştım, sabah The House Cafe de akşam ise eski işyerimde çalışmaktaydım) ben vardiyadan çıkmak durumunda kaldım. Ertesi sabah gelip mutfağa indiğimde kimsenin olmadığını ve mutfağın kapalı olduğunu gördüm. Arkadaşlarıma ulaştığımda hepsinin oturdukları masanın etrafında yorgunluktan uyuya kaldığını gördüm. Tahminimizin o kadar üstünde müşteri gelmişti ki elimizdeki tüm malzemeler yedek stoklar da dahil tükendiğinden mutfağı kısa bir süre kapatmak durumunda kalmıştık. Akşama doğru yeni malzemeler ile yine servis vermeye başlamıştık. O güne dek hiç böyle bir durumla karşılaşmamıştım. Sonradan anladım ki o günlerde büyük bir markanın doğuşuna şahit oluyormuşum farkında değilmişim.

THC de çalışmanın zor ve keyifli yanlarından biraz bahseder misiniz?

The House Cafe'nin zor yanı bence yok. Çünkü işini sevmek, takip etmek motivasyonunu hep yüksek tutmak ve çalışma arkadaşlarınla uyum içersinde olduğun sürece hiçbir zorluğu yoktur. Keyifli yanı ise İstanbul Boğaz'ında ve İstanbul'un en güzel kafesinde çalışmak bence en büyük keyif...