House Café

 

Kısaca kendinizden bahseder misiniz?

İsmim Lokman Yurttaş. 20.03.1978 Sivas doğumluyum. Aşçılık hayatıma 1998 yılında TJI Friday's de başladım. Yurdun belirli bölgelerinde mutfak şefliği ve istasyon sorumluluğu yaptım. Amatör ve profesyonel anlamda yaklaşık 11 sene çalıştım. Bunun öncesinde 96 ve 97 senesinde 1 seneye yakın barboy luk tecrübesi yaşadım. Boş zamanlarımda tenis oynamayı, golf seyretmeyi ve play station oynamayı çok severim. Fırsat buldukça seyahat ederim ki... çok fazla fırsatım yok :) Sıkı bir Gordon Ramsey hayranıyım. Mesleğin duayeni olarak umarım bir gün kendisiyle tanışma fırsatını yakalarım.

THC de ne zaman ve hangi pozisyonda çalışmaya başladınız. Şirket içindeki kariyer gelişimizi anlatır mısınız?

2004 senesinde The House Cafe ile tanıştım. Teşvikiye şubesinin küçücük ama keyifli ve bir o kadar da eğlenceli mutfağında soğuk bölümünde görev aldım. Takım arkadaşlarımla beraber çok keyifli zaman geçirdiğim bu şubeden 2007 yılında Mutfak Şefiliğine terfi ederek yeni açılan Corner şubemize transfer oldum. 2009 Nisan ayına kadar Corner şubesinde görev yaptım. Nisan ayında tekrar ilk göz ağrım olan Teşvikiye şubesine aynı pozisyonla geri döndüm.

THC de çalışmanın zor ve keyifli yanlarından biraz bahseder misiniz?

Zor yanı... sektörde tercih edilen bir firma olduğumuz için çok yoğun çalışıyoruz. Misafirlerimize en iyi servisi sunabilmek adına elimizden geldiğince gayretle uluslararası standartlara uygun olarak çalışmaya özen gösteriyoruz.

Keyifli yanı... The House Cafe bizim için bir aile. Keyifli bir ekip çalışması sergilediğimizden pozitif enerjimiz misafirlerimiz tarafından da anlaşılıyor. Zaman zaman yaşadığımız problemler karşısında profesyonel bir tavır alıp yaşadığımız her ne ise ondan ders çıkartmayı hedefliyoruz. Çalışmayı seviyoruz, eğleniyoruz...

THC de unutamadığınız bir anınızı anlatır mısınız?

2005 yılının Haziran ayıydı sanırım. Şubemiz hiç olmadığı kadar kalabalık bir gün geçiriyordu. Öyle ki bekleme listesi yapan arkadaşımın elindeki defterde 2 sayfa bekleyen misafir vardı. Mutfaktaki yazıcıdan yerlere kadar fiş iniyordu. Bütün yemekleri standardında ve şık gönderdiğimi düşünürken servisten bir arkadaşım elinde tabak ile gelip "Lokman Usta ben bu siparişi daha şimdi mutfaktan aldım masaya verdim ama misafir beni yanına çağırıp Somon Sandviçinin içinde somon olmadığını söyledi." dedi. O kadar yoğunluğa rağmen siparişlere yetiştiğimi ve yemekleri çok iyi gönderdiğimi düşünürken böyle bir şeyin olması beni bir anda çok sinirlendirdi ve kendimi tutamayıp "Olur mu canım öyle şey misafir yedi ve unuttu herhalde ben koyduğuma eminim" diye serzenişte bulundum. Sonra hepimiz bir anda durup kahkahalarla gülmeye başladık. Çünkü servis elemanı götürdüğü anda sandviçi açıp yemesi lazım dı ki bu da imkansızdı... Bu olayı hala unutmam ve hatırladıkça hala gülerim.

P.S: Sandviç in içine gerçekten somon koymayı unutmuşum :)

Bu sektörde kariyer hedefleyen arkadaşlara ne tavsiye edersiniz?

Sabırlı olmak bence yükselmenin ilk ve en önemli kuralıdır. Kendilerini görmek istedikleri yere ulaşmak için çalışmaktan hiç vazgeçmesinler. Etraflarındaki insanlardan sürekli yeni şeyler öğrenmeye çalışsınlar ve en önemlisi yaptıkları işi keyif alarak yapsınlar. Çalıştıkları kurumu kendilerininmiş gibi benimseyip özverili olsunlar. Görecekler ki bu özellikler onlara çok şey kazandıracak.